Dağ 2 filmi, Dağ serisinin, 2012’de çıkan ilk filminden sonra, 2. filmi olarak bu yıl gösterime girmiştir. Serinin ilk filminde teröristlerin olduğu bir bölgeden sağ olarak kurtulmayı başaran iki asker arkadaş olan Oğuz ve Bekir, bu filmde ise 6 yıllık bir aranın ardından özel bir görev için Özel Kuvvetler’de 8. Muharebe Arama Kurtarma Timi’ne katılırlar. Bu timin özel görevi Kuzey Irak’ta bulunan bir terör örgütünce kaçırılmış bir gazeteci olan Ceyda Balaban’ı kurtarmaktır. MAK’ın karşısında birden fazla kuvvet vardır. Bu nedenle işler oldukça zordur.

Filmde özel kuvvetlerin bölgede karşılaştıkları zorluklar ve mevcut yapı çok iyi anlatılmış. Neredeyse her gün televizyondan izlediğimiz birkaç dakikalık haberleri hepimiz biliyoruz. Ancak böyle gerçekleri görünce insan durumu anlayabiliyor. Bölgede birkaç terör örgütü bulunuyor ve tabiri caizse kimin eli kimin cebinde belli değil. Yol boyunca anlatılan şeylerden biri de bu. Film, bölgedeki durumu, bölge insanının halini çok iyi anlatmış. Kimi zaman acıklı ve üzücü gelse de gerçekçi bir şekilde her şey anlatılmış. Halka yapılan zulmün iyi bir yansıması yapılıyor filmde. Dağ 2 filmi oyuncu kadrosu da oldukça iyi seçilmiş ve karakterler yine tabiri caizse cuk oturmuş gibi duruyor. Özellikle film boyunca tetiğe her bastığında söylediği dizeler ile keskin nişancı oldukça etkileyici sahnelere sahip.

dag_2_filmi_görüntü

Böyle aksiyon dolu sahneleri bu denli iyi bir kaliteyle çekmiş olmaları Türk sineması adına bir umut ışığı oluyor adeta. Demek ki biz de böyle filmler yapabiliyormuşuz. Müzikleri, çekim açıları ve çekim yapılan yerlerin gerçekçiliği ile film bambaşka bir boyut kazanmış. İnsanın içine işleyen ve duygulandıran bir film olmuş. Bir Türk askeri timinin harpte ne kadar başarılı, dirayetli ve bir yandan da merhametli olduğunu film boyunca görüyoruz. İzleyenlerin film sonunda ne kadar büyük bir gururla salonda ayrıldığını düşünürsek, filmin milli duygularımızı nasıl kabarttığını da daha iyi anlamış oluruz.

Film boyunca bölgede Türk askerine halk tarafından beslenen sevgiyi de görebiliyoruz. Kendisini kurtarmaya gelen askerlerin Türk askeri olduğunu anladığında kadının yüzünde beliren ifade her şeyi anlatıyor aslında. Ayrıca Türk askerinin ne denli fedakar bir ruha sahip olduğunu da canları pahasına “vatan toprağını” savunmalarından anlıyoruz. Aslında bizim olmayan ama insanımızın yaşadığı bir bölgeye dikilen bir bayrak ile orayı elde kalan son vatan toprağıymışçasına savunan askerlerimiz, bizlerin aslında ne denli fedakar bir toplum olduğumuzu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Film oldukça büyük beğeni topladı ve şimdiden Türk sinema tarihinde bambaşka bir yere yerleşti. Uzun süre unutulmayacak ve tekrar tekrar izlenecek bu filmin etkisinden kurtulmak hiç kolay değil. Umarım böyle kaliteli yapımlar ile askerimizi, milletimizi ve tarihimizi anlatmaya devam edebiliriz.