Yönetmenliğini Darren Aronofsky’nin yaptığı, Russell Crowe, Jennifer Connelly, Anthony Hopkins, Emma Watson ve Logan Lerman’ın başrollerini paylaştığı film 3 Nisan 2014’te Türkiye’de sinemalarda 3 boyutlu olarak gösterime girmiştir. Darren Aronofsky aynı zamanda filmin senaristliğini de üstlenmiştir.

Kabil’in soyundan gelen insanoğlu, kuşaklar boyunca kendini yaratanın yolundan sapmış, yeryüzünün bütün güzelliklerini ve nimetlerini yaşanmaz hale gelene kadar sömürüp tüketmiştir. İnsanların bu sefil haline karşılık Nuh rüyasında Yaradan’ın kendisini yaşanacak büyük bir tufana karşı uyardığını görür. Yaradan Nuh’tan büyük bir gemi yapmasını ve yaşayan tüm hayvan cinslerinden bir çift almasını emreder. Nuh da karısı, üç oğlu ve gelinini de alarak emredilen bütün hayvanlarla birlikte gemiye biner. Tufanın yaklaştığını öğrenen insanlar gemiye saldırırlar. Ailesini ve tüm hayvan neslini kurtaran Nuh, artık biliyordur ki insanoğlunun nesli kendisinden devam edecektir.

nuh_buyuk_tufan_afis

Nuh- Büyük Tufan’da akademi ödüllü Russel Crowe’u Nuh Peygamber rolünde izliyoruz. Epik ve fantastik unsurları bir araya getiren film, cesur yorumu ve muhteşem görselliği ile izlenmeyi hak ediyor. Filmde insanlığın doğuşu, kötülükler, günahlar, varoluş ve inanç gibi kritik temalar ele alınıyor.

Nuh-Büyük Tufan özellikle görsel boyut ile inanılmaz bir şaheser niteliği oluşturmuştur. Kaya şeklinde görünen melekler, Nuh’un tufan rüyaları, gemiye akın eden hayvanlar, yerden fışkıran sular filmi görsel olarak tam anlamıyla şölene döndürmüştür. Devasa canlı kayalar, gözlerinden alev fışkıran devasa yaratıklar, İzlanda’dan seçilen fantastik mekânlar ve başarılı bilgisayar efektleri filme görsel bir zenginlik katmıştır.

Film cesaret, fedakârlık, umut ve kurtuluşun ilham veren hikâyesi ile kutsal kitaplarda geçen Nuh Tufanını bizlere farklı bir dille anlatmaktadır.

Şu sıralar adından en çok bahsedilen, dinsel bir olaya cesur bir yorum getiren Nuh-Büyük Tufan, eleştiri oklarının hedefi olup birçok ülkede gösterimi yasaklandı. Film kutsal kitaplarda geçen Nuh Tufanını konu alsa da kutsal değerleri dikkate almadığı savunulmaktadır. Özellikle İslam dinine inananların büyük tepkisini alan filmin Hollywood yapımı olduğunu da düşünmek gerekmektedir. Her ne kadar tepki görse de film geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştır. Sevginin ağır bastığı bir finalle sonlanması da filme ayrı bir duygu katmıştır.